Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Son Yorumlar

Bilişim Suçları

Sikayette bulunmak yada ihbar etmek  için tıklayınız 

BİLİŞİM SUÇLARI VE SİSTEMLERİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNÜN GÖREVLERİ

1- Bilişim Suçları ve Sistemleri Şube Müdürlüğünün görev alanına giren suçların bilişim sistemleri kullanılmak sureti ile işlendiği durumlarla ilgili bilgi toplamak, değerlendirmek ve bu tür faaliyetleri önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almak, ilgili birimlerle müşterek operasyonlar düzenlemek ve gerektiğinde mevzuat hükümlerine göre işlem yapmak,�
2- Görev alanına giren suç organizasyonlarının faaliyetlerini koordineli olarak izlemek, bilgi toplamak ve değerlendirmek,�
3- Operasyonlardan ele geçirilen dijital materyallerin (HDD, Bilgisayar, DVD, …)  imajlarının alınarak gerekli teknik incelemeleri yapmak,
4- İnternet ortamında yapılan suça konu( bilgilerin çalınması, MSN hacklenmesi, site hacklemek, …) işlemleri yapan kişi/kişileri tespit ederek gerekli tahkikatı yapmak
5- Kişiler arasındaki haberleşmenin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa eden kişi/kişilerin tespit edilerek haklarında gerekli tahkikatı yapmak.
6-Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi/kişilerin tespit edilerek haklarında gerekli tahkikatı yapmak,
7- Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kişilerin tespit edilerek hakkında gerekli tahkikatı yapmak,
8- Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kişi/kişilerin tespit edilerek haklarında gerekli tahkikatı yapmak,
9- Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi/kişilerin tespit edilerek, haklarında gerekli tahkikatı yapmak,
10- Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olan kişilerin görevlerini yerine getirmedikleri tespit edildiğinde kişi/kişiler hakkında gerekli tahkikatı yapmak,
11- Elektronik imza oluşturma amacı ile ilgili kişinin rızası dışında; imza oluşturma verisi veya imza oluşturma aracını elde eden, veren, kopyalayan ve bu araçları yeniden oluşturanlar ile izinsiz elde edilen imza oluşturma araçlarını kullanarak izinsiz elektronik imza oluşturan kişi/kişilerin tespit edilerek haklarında gerekli tahkikatın yapmak,
12- Tamamen veya kısmen sahte elektronik sertifika oluşturanlar veya geçerli olarak oluşturulan elektronik sertifikaları taklit veya tahrif edenler ile yetkisi olmadan elektronik sertifika oluşturanlar veya bu elektronik sertifikaları bilerek kullanan kişi/kişilerin tespit edilerek haklarında gerekli tahkikatı yapmak,
13- Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kişi/kişilerin tespit edilerek haklarında gerekli tahkikatı yapmak,
14- Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verilerin başka bir yere gönderen kişi/kişilerin tespit edilerek haklarında gerekli tahkikatı yapmak,
15-Başkasına ait olan banka yada kredi kartını her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi/kişilerin tespit edilerek haklarında gerekli tahkikatı yapmak,
16- Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını  kullanmak sureti ile  kendisine yada başkasına yarar sağlayan kişi/kişilerin tespit edilerek haklarında gerekli tahkikatı yapmak 

Resmî Gazete

Sayı : 26530

KANUN

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Kanun No. 5651 Kabul Tarihi : 4/5/2007

Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amaç ve kapsamı; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usûlleri düzenlemektir.

Tanımlar
MADDE 2 – (1) Bu Kanunun uygulamasında;
a) Bakanlık: Ulaştırma Bakanlığını,
b) Başkanlık: Kurum bünyesinde bulunan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığını,
c) Başkan: Telekomünikasyon İletişim Başkanını,
ç) Bilgi: Verilerin anlam kazanmış biçimini,
d) Erişim: Bir internet ortamına bağlanarak kullanım olanağı kazanılmasını,
e) Erişim sağlayıcı: Kullanıcılarına internet ortamına erişim olanağı sağlayan her türlü gerçek veya tüzel kişileri,
f) İçerik sağlayıcı: İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişileri,
g) İnternet ortamı: Haberleşme ile kişisel veya kurumsal bilgisayar sistemleri dışında kalan ve kamuya açık olan internet üzerinde oluşturulan ortamı,
ğ) İnternet ortamında yapılan yayın: İnternet ortamında yer alan ve içeriğine belirsiz sayıda kişilerin ulaşabileceği verileri,
h) İzleme: İnternet ortamındaki verilere etki etmeksizin bilgi ve verilerin takip edilmesini,
ı) Kurum: Telekomünikasyon Kurumunu,
i) Toplu kullanım sağlayıcı: Kişilere belli bir yerde ve belli bir süre internet ortamı kullanım olanağı sağlayanı,
j) Trafik bilgisi: İnternet ortamında gerçekleştirilen her türlü erişime ilişkin olarak taraflar, zaman, süre, yararlanılan hizmetin türü, aktarılan veri miktarı ve bağlantı noktaları gibi değerleri,
k) Veri: Bilgisayar tarafından üzerinde işlem yapılabilen her türlü değeri,
l) Yayın: İnternet ortamında yapılan yayını,
m) Yer sağlayıcı: Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişileri,
ifade eder.

Bilgilendirme yükümlülüğü
MADDE 3 – (1) İçerik, yer ve erişim sağlayıcıları, yönetmelikle belirlenen esas ve usûller çerçevesinde tanıtıcı bilgilerini kendilerine ait internet ortamında kullanıcıların ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak bulundurmakla yükümlüdür.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen yükümlülüğü yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcısına Başkanlık tarafından ikibin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

İçerik sağlayıcının sorumluluğu
MADDE 4 – (1) İçerik sağlayıcı, internet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumludur.
(2) İçerik sağlayıcı, bağlantı sağladığı başkasına ait içerikten sorumlu değildir. Ancak, sunuş biçiminden, bağlantı sağladığı içeriği benimsediği ve kullanıcının söz konusu içeriğe ulaşmasını amaçladığı açıkça belli ise genel hükümlere göre sorumludur.

Yer sağlayıcının yükümlülükleri
MADDE 5 – (1) Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.
(2) Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.

Erişim sağlayıcının yükümlülükleri
MADDE 6 – (1) Erişim sağlayıcı;
a) Herhangi bir kullanıcısının yayınladığı hukuka aykırı içerikten, bu Kanun hükümlerine uygun olarak haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak engelleme imkânı bulunduğu ölçüde erişimi engellemekle,
b) Sağladığı hizmetlere ilişkin, yönetmelikte belirtilen trafik bilgilerini altı aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklamakla ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla,
c) Faaliyetine son vereceği tarihten en az üç ay önce durumu Kuruma, içerik sağlayıcılarına ve müşterilerine bildirmek ve trafik bilgilerine ilişkin kayıtları yönetmelikte belirtilen esas ve usûllere uygun olarak Kuruma teslim etmekle,
yükümlüdür.
(2) Erişim sağlayıcı, kendisi aracılığıyla erişilen bilgilerin içeriklerinin hukuka aykırı olup olmadıklarını ve sorumluluğu gerektirip gerektirmediğini kontrol etmekle yükümlü değildir.
(3) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde yer alan yükümlülüklerden birini yerine getirmeyen erişim sağlayıcısına Başkanlık tarafından onbin Yeni Türk Lirasından ellibin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülükleri
MADDE 7 – (1) Ticarî amaçla toplu kullanım sağlayıcılar, mahallî mülkî amirden izin belgesi almakla yükümlüdür. İzne ilişkin bilgiler otuz gün içinde mahallî mülkî amir tarafından Kuruma bildirilir. Bunların denetimi mahallî mülkî amirler tarafından yapılır. İzin belgesinin verilmesine ve denetime ilişkin esas ve usûller, yönetmelikle düzenlenir.
(2) Ticarî amaçla olup olmadığına bakılmaksızın bütün toplu kullanım sağlayıcılar, konusu suç oluşturan içeriklere erişimi önleyici tedbirleri almakla yükümlüdür.
(3) Birinci fıkrada belirtilen yükümlülüğe aykırı hareket eden kişiye mahallî mülkî amir tarafından üçbin Yeni Türk Lirasından onbeşbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Erişimin engellenmesi kararı ve yerine getirilmesi
MADDE 8 – (1) İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1) İntihara yönlendirme (madde 84),
2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),
3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),
4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),
5) Müstehcenlik (madde 226),
6) Fuhuş (madde 227),
7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),
suçları.
b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
(2) Erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı kararını yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır. Koruma tedbiri olarak verilen erişimin engellenmesine ilişkin karara 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.
(3) Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erişimin engellenmesi kararının birer örneği, gereği yapılmak üzere Başkanlığa gönderilir.
(4) İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması halinde veya içerik veya yer sağlayıcısı yurt içinde bulunsa bile, içeriği birinci fıkranın (a) bendinin (2) ve (5) numaralı alt bentlerinde yazılı suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkanlık tarafından verilir. Bu karar, erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.
(5) Erişimin engellenmesi kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren yirmidört saat içinde yerine getirilir.
(6) Başkanlık tarafından verilen erişimin engellenmesi kararının konusunu oluşturan yayını yapanların kimliklerinin belirlenmesi halinde, Başkanlık tarafından, Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.
(7) Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda Cumhuriyet savcısı, kovuşturmaya yer olmadığı kararının bir örneğini Başkanlığa gönderir.
(8) Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi halinde, erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda mahkemece beraat kararının bir örneği Başkanlığa gönderilir.
(9) Konusu birinci fıkrada sayılan suçları oluşturan içeriğin yayından çıkarılması halinde; erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılır.
(10) Koruma tedbiri olarak verilen erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(11) İdarî tedbir olarak verilen erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi halinde, Başkanlık tarafından erişim sağlayıcısına, onbin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezasının verildiği andan itibaren yirmidört saat içinde kararın yerine getirilmemesi halinde ise Başkanlığın talebi üzerine Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir.
(12) Bu Kanunda tanımlanan kabahatler dolayısıyla Başkanlık veya Kurum tarafından verilen idarî para cezalarına ilişkin kararlara karşı, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir.

İçeriğin yayından çıkarılması ve cevap hakkı
MADDE 9 – (1) İçerik nedeniyle hakları ihlâl edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilir. İçerik veya yer sağlayıcı kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki gün içinde, talebi yerine getirir. Bu süre zarfında talep yerine getirilmediği takdirde reddedilmiş sayılır.
(2) Talebin reddedilmiş sayılması halinde, kişi onbeş gün içinde yerleşim yeri sulh ceza mahkemesine başvurarak, içeriğin yayından çıkarılmasına ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu talebi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Sulh ceza hâkiminin kararına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.
(3) Sulh ceza hâkiminin kesinleşen kararının, birinci fıkraya göre yapılan başvuruyu yerine getirmeyen içerik veya yer sağlayıcısına tebliğinden itibaren iki gün içinde içerik yayından çıkarılarak hazırlanan cevabın yayımlanmasına başlanır.
(4) Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İçerik veya yer sağlayıcının tüzel kişi olması halinde, bu fıkra hükmü yayın sorumlusu hakkında uygulanır.

İdarî yapı ve görevler
MADDE 10 – (1) Kanunla verilen görevler, Kurum bünyesinde bulunan Başkanlıkça yerine getirilir.
(2) Bu Kanunla ekli listedeki kadrolar ihdas edilerek Başkanlığın hizmetlerinde kullanılmak üzere 5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı Telsiz Kanununa ekli (II) sayılı listeye eklenmiştir. Başkanlık bünyesindeki iletişim uzmanlarına, Kurumda çalışan Telekomünikasyon Uzmanlarına uygulanan malî, sosyal hak ve yardımlara ilişkin hükümler uygulanır. İletişim Uzmanı olarak Başkanlığa atanan personelin hakları saklı kalmak kaydıyla, kariyer sistemi, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
(3) Başkanlığa Kanunla verilen görevlere ilişkin olarak yapılacak her türlü mal veya hizmet alımları, ceza ve ihalelerden yasaklama işleri hariç, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine tâbi olmaksızın Kurum bütçesinden karşılanır.
(4) Kanunlarla verilen diğer yetki ve görevleri saklı kalmak kaydıyla, Başkanlığın bu Kanun kapsamındaki görev ve yetkileri şunlardır:
a) Bakanlık, kolluk kuvvetleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile içerik, yer ve erişim sağlayıcılar ve ilgili sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyon oluşturarak internet ortamında yapılan ve bu Kanun kapsamına giren suçları oluşturan içeriğe sahip faaliyet ve yayınları önlemeye yönelik çalışmalar yapmak, bu amaçla, gerektiğinde, her türlü giderleri yönetmelikle belirlenecek esas ve usûller dahilinde Kurumca karşılanacak çalışma kurulları oluşturmak.
b) İnternet ortamında yapılan yayınların içeriklerini izleyerek, bu Kanun kapsamına giren suçların işlendiğinin tespiti halinde, bu yayınlara erişimin engellenmesine yönelik olarak bu Kanunda öngörülen gerekli tedbirleri almak.
c) İnternet ortamında yapılan yayınların içeriklerinin izlenmesinin hangi seviye, zaman ve şekilde yapılacağını belirlemek.
ç) Kurum tarafından işletmecilerin yetkilendirilmeleri ile mülkî idare amirlerince ticarî amaçlı toplu kullanım sağlayıcılara verilecek izin belgelerinde filtreleme ve bloke etmede kullanılacak sistemlere ve yapılacak düzenlemelere yönelik esas ve usûlleri belirlemek.
d) İnternet ortamındaki yayınların izlenmesi suretiyle bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan suçların işlenmesini önlemek için izleme ve bilgi ihbar merkezi dahil, gerekli her türlü teknik altyapıyı kurmak veya kurdurmak, bu altyapıyı işletmek veya işletilmesini sağlamak.
e) İnternet ortamında herkese açık çeşitli servislerde yapılacak filtreleme, perdeleme ve izleme esaslarına göre donanım üretilmesi veya yazılım yapılmasına ilişkin asgari kriterleri belirlemek.
f) Bilişim ve internet alanındaki uluslararası kurum ve kuruluşlarla işbirliği ve koordinasyonu sağlamak.
g) Bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan suçların, internet ortamında işlenmesini konu alan her türlü temsili görüntü, yazı veya sesleri içeren ürünlerin tanıtımı, ülkeye sokulması, bulundurulması, kiraya verilmesi veya satışının önlenmesini teminen yetkili ve görevli kolluk kuvvetleri ile soruşturma mercilerine, teknik imkânları dahilinde gereken her türlü yardımda bulunmak ve koordinasyonu sağlamak.
(5) Başkanlık; Bakanlık tarafından 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi uyarınca, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, çocuk, kadın ve aileden sorumlu Devlet Bakanlığı ile Kurum ve ihtiyaç duyulan diğer bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları ile internet servis sağlayıcıları ve ilgili sivil toplum kuruluşları arasından seçilecek bir temsilcinin katılımı suretiyle teşkil edilecek İnternet Kurulu ile gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlar; bu Kurulca izleme, filtreleme ve engelleme yapılacak içeriği haiz yayınların tespiti ve benzeri konularda yapılacak öneriler ile ilgili gerekli her türlü tedbir veya kararları alır.

Yönetmelikler
MADDE 11 – (1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin esas ve usûller, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanlıklarının görüşleri alınarak Başbakanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir. Bu yönetmelikler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde çıkarılır.
(2) Yer veya erişim sağlayıcı olarak faaliyet icra etmek isteyen kişilere, telekomünikasyon yoluyla iletişim konusunda yetkilendirme belgesi olup olmadığına bakılmaksızın, yer veya erişim sağlayıcı olarak faaliyet icra etmesi amacıyla yetkilendirme belgesi verilmesine ilişkin esas ve usûller, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş ay içinde çıkarılır.

İlgili kanunlarda yapılan değişiklikler
MADDE 12 – (1) 4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 2 nci maddesinin (f) bendine aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Bu idarî para cezalarına ilişkin kararlara karşı, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir.”
(2) 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun ek 7 nci maddesinin onuncu fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “belirtilen” ibaresinden sonra gelmek üzere “telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişime ilişkin” ibaresi eklenmiş, ikinci cümlesi “Oluşturulan bu Başkanlık bir başkan ile daire başkanlıklarından oluşur.” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı Telsiz Kanununun 5 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Kurulca belirlenecek esas ve usûller çerçevesinde, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinde belirtilen doğrudan temin usûlüyle serbest avukatlar veya avukatlık ortaklıklarıyla avukat sözleşmeleri akdedilebilir.”
(4) 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi “4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinin (14) numaralı alt bendi kapsamında yapılacak dinlemeler de bu merkez üzerinden yapılır.” şeklinde değiştirilmiş; dördüncü fıkrasında yer alan “Ancak” ibaresinden sonra gelmek üzere “casusluk faaliyetlerinin tespiti ve” ibaresi eklenmiş; altıncı fıkrasının üçüncü cümlesinde geçen “Bu madde” ibaresi “Bu fıkra” olarak değiştirilmiştir.

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Başkanlığın kuruluştaki hizmet binasının yapımı, ceza ve ihalelerden yasaklama işleri hariç, Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine tâbi olmaksızın Kurum bütçesinden karşılanır.
(2) Halen faaliyet icra eden ticarî amaçla toplu kullanım sağlayıcılar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde 7 nci maddeye göre alınması gereken izin belgesini temin etmekle yükümlüdürler.
(3) Halen yer veya erişim sağlayıcı olarak faaliyet icra eden kişilere, Kurum tarafından, telekomünikasyon yoluyla iletişim konusunda yetkilendirme belgesi olup olmadığına bakılmaksızın, yer veya erişim sağlayıcı olarak faaliyet icra etmesi amacıyla bir yetkilendirme belgesi düzenlenir.

Yürürlük
MADDE 13 – (1) Bu Kanunun;
a) 3 üncü ve 8 inci maddeleri, yayımı tarihinden altı ay sonra,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.

Yürütme
MADDE 14 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
22/5/2007

 

BİLİŞİM SUÇLARI GENEL TANIMLARI

Bu suçlarda teknolojinin kullanılması kaçınılmazdır. Bir bilgisayar, internet uzayı, bir kredi kartı, elektronik bir cihaz veya cep telefonu ile de bu suçlar işlenebilmektedir. Bu yüzden bilgisayar suçlarının kapsamı çok geniştir. Tanımlamalar da bu yüzden hep değişik olmuştur. En basit tabiriyle bilgisayar suçları olarak tanımlayabildiğimiz gibi; Siber Suçlar, Dijital suçlar, Internet Suçları, Bilişim Suçları, İleri Teknoloji Suçları vs. tanımlamaları ile de karşılaşmaktayız. Diğer ülkelerde yapılan tanımlarda ise; Computer Crimes, Cyber Crimes, IT Crimes(Information Technologies . Bilgi Teknolojileri), Crime of Networks vb. Aslında tüm bunlar ile bu suçların bir kısmı tanımlanması yapılmaktadır. Ancak Türkçe.mize Bilişim Teknolojileri Suçları olarak geçen IT Crime (Information Technologies) bu suçların alanı açısından tanım olarak daha iyi uymaktadır. Bu yüzden daha kısa ve yalın bir ifade ile.Bilişim Suçları. olarak kullanılması daha uygun olacaktır.  

Bilişim Suçları kapsamına giren suçların tanımlanması ve sınıflandırılmasının yapılması daha sonra yapılacak çalışmalara hazırlık teşkil edecek ve her bir suç tipi daha rahat anlaşılmış olacaktır. Burada suç tipleri arasındaki farkı oluşturan esas etken .suçun işlenmesindeki amaç. olmalıdır. Bu tür suçlar hangi yöntemle işleniyor olsa da, hangi amaca
hizmet ettiğine bakmak lazımdır. Örneğin; bir bilgisayar sistemine girmek için bir çok yöntem bulunabilir; bir virüs veya trojan kullanarak veya sistemin açık kapıları zorlanarak giriş yapılabilir. Ancak burada amacın .sisteme girme. eylemi olduğuna dikkat etmek lazımdır. Burada kullanılan yöntemler ancak suçun ağırlaştırıcı sebeplerini oluşturabilir. Mesela bir
sisteme girerken başka sistemlere de sızmış olması gibi. Aşağıda tanımlaması yapılan suç tipleri gerek Avrupa Birliği, gerek Avrupa Konseyi ve gerekse diğer Avrupa ülkelerince yapılan tanımlamaların ülkemize uyarlanmış halidir. Benzer tanımlamalarla İngilizce tabirleri ile
karşılaşmak mümkündür. .Unauthorized Acces, Computer Sabotage, Computer Fraud. gibi.

Bu suç tiplerine bakacak olursak;

1.       Bilgisayar Sistemlerine ve Servislerine Yetkisiz Erişim ve Dinleme
Anayasamızda belirtilen Özel Hayatın Gizliliği maddesine aykırı olarak teknolojik dinlemelerin yapıldığına güncel olarak karşılaşmaktayız. Günümüzde daha modern bir yapıya ulaşan iletişim kavramı artık bilgisayarlar üzerinden yapılmakta ve hatta kişilere ait önemli bilgiler bu ortamda iletilebilmektedir. Kişilerin, bankaların, hastanelerin, hatta güvenlik ve istihbarat birimlerini tutmuş olduğu bilgiler bilgisayarlarda saklanmaktadır. Bu bilgilere ulaşmakta yine bilgisayar teknolojileri kullanılarak yapılmaktadır. İşte bu noktada gizlilik gerektiren bilgilere yetkilisi haricinde yapılan erişimler bu suç tipine girmektedir. Erişim
haricinde haberleşme amacıyla kurulu iki bilgisayar sisteminin iletişiminin dinlenmesi de aynı şekilde değerlendirilmektedir. İletişimin dinlenmesi; sadece bilgisayar başındaki iki kişinin birbiri ile görüşmesi olarak düşünülmemelidir. Birbirine bilgi gönderen ve uyum içinde çalışan bilgisayarların network içinde göndermiş oldukları bilgilerin dinlenmesi de dinleme olarak değerlendirilmelidir
2.       Bilgisayar Sabotajı Bilgisayar Sabotajı yetkisiz erişimden ikinci safhası olarak değerlendirilebilir. Çünkü; Yetkisiz erişimde bulunan birisi sadece pasif bir davranışta bulunup özel hayatın gizliliğini
bozmuş olur. Ancak Bilgisayar Sabotajı erişimden sonra elde ettiği bilgilerin silinmesini ve değiştirilmesini içerir. Bu suç tipi iki şekilde karşımıza çıkmaktadır. Birincisi; yine bilgisayar teknolojileri kullanılarak erişilen bilgilerin silinmesi, yok edilmesi ve değiştirilmesidir. İkincisi ise bilgisayar teknolojileri kullanılmadan direk olarak bilgilerin tutulduğu bilgisayarı ve/veya bilgisayarları fiziksel olarak zarara uğratmaktır. Burada önemli olan mala karşı değil de, bilgisayarın içindeki bilgilere karşı yapılmış bir hareket olarak algılamak lazımdır. Çünkü bu bilgiler bilgisayar kendisinden daha değerli olabilir.
3.       Bilgisayar Yoluyla Dolandırıcılık Klasik olarak bildiğimiz ve karşılaştığımız dolandırıcılık suçunun bilgisayar ve iletişim ortamları üzerinden yapılıyor olmasıdır. Bilgisayar Yoluyla Dolandırıcılık en çok kredi kartlarının kullanımıyla yapılmaktadır. Bunun için üretilmiş birçok .Cart Generator. programı bulunmaktadır. Bunlar sayesinde Internet üzerinden alışveriş yapılırken, istenilen kredi kartı şirketi için mantıksal olarak olası kredi kartı bilgileri üretilmekte ve bu olaydan kredi kartı sahibinin haberi bile olmamaktadır. Bununla beraber yine finans bilgilerinin tutulduğu programlarda yapılan değişiklikler ile istenilen kişinin hesabına istenildiği kadar para aktarılması yapılabilmektedir.
4.       Bilgisayar Yoluyla Sahtecilik Yine klasik olarak bilinen sahtecilik suçunun, yüksek teknoloji ürünü cihazlar kullanılarak yapılmasıdır. Bilgisayar Suçlarının tanımı içerisinde bu suçlara bakıldığında diğer sahtecilik suçlarından ayırt edebilmek için Bilgisayar Yoluyla Sahteciliği ayrı olarak ele almak gerekmektedir. Çünkü; bilgisayar kullanımı ile üretilmiş sahte para suçunda, olay yerinde delil
niteliği teşkil edecek bilgilerin bulunması çok zordur ve bu delillerin toplanması ve soruşturulması teknik bir olay olarak karşımıza çıkaktadır.
5.       Kanunla Korunmuş Bir Yazılımın İzinsiz Kullanımı
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda eser olarak kabul edilen bilgisayar yazılımlarının lisans haklarına aykırı olarak kullanılmasıdır. Bilgisayar yazılımları satın alınırken üzerinde gelen lisans sözleşmesine göre bir yazılımın bir adet kopyası ancak satın alan şahıs tarafından yapılacağı ve bu yazılımın başka bir kişi tarafından kopyalanmayacağı ve kiralanmayacağı belirtilmektedir. Bir çok yazılım şirketinin yazılım korsanlığına karşı hukuki işlemlerini yürüten BSA.nın (Business Software Alliance) verdiği rakamlara göre ülkemizde lisanssız yazılım kullanımının %80.lerin üzerinde olduğu belirtilmektedir.
6.       Yasadışı yayınlar karşımıza üç şekilde çıkmaktadır. Bunlardan birincisi; vatanın bölünmez bütünlüğüne aykırı olarak hazırlanmış terör içerikli Internet sayfalarıdır. Özellikle terör örgütleri tarafından hazırlanan bu sayfalarda Türkiye içerisinde yayınlayamadıkları bölücü fikirlerini Internet ortamında çok rahat teşhir edebilmektedirler. Bununla birlikte; halkın ar ve haya duygularını incitecek şekilde genel ahlaka aykırı pornografik görüntüler içeren Internet sayfaları da yayınlana bilmektedir. Yurtdışındaki diğer ülkelerde genel itibariyle çocuk pornografisi üzerine yoğunlaşmış ve ona göre çalışmalar yapılmıştır. Ülkemizde ise;
çocuk veya büyük pornografisi şeklinde bir ayrım yapılmadığından bütün pornografik yayınlar yasaklanmış durumdadır. Internet sayfaları ile işlenebilecek diğer bir suç türü ise; bir kişiye karşı yapılan hakaret ve sövme suçunundur.

Teknolojinin ilerlemesi ile birilikte birçok yeni suç tipinin çıkması muhtemeldir. Dijital Sertifikalar oluşturularak kurumların ve kişilerin doğrulanma yöntemleri gün geçtikçe yaygınlaşmakta ve ileride dijital ortamdaki şahısların taklidi yapılarak işledikleri suçları başkaları yapıyormuş gibi gösterilebilme ihtimali çok yüksektir. Bunla birlikte bu dijital sertifikaların verileceği dijital noterlerinde hangi kurumlar olacağı üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.

Hukuki açıdan bakıldığında adı geçen suç tiplerini iki şekilde kategorize edebiliriz. Aşağıdaki tabloda da gösterildiği şekliyle birincisi; geleneksel suçların bilgisayar yolu ile işlenmesi, diğeri ise yeni teknolojiler ile birlikte ortaya çıkan suç tipleridir.
     Teknolojinin ilerlemesi ile ortaya çıkan suçların hukukumuzdaki karşılığı 1991 yılında TCK.a eklenen 525-a,b,c,d maddeleri ile yapılmıştır. şu an üzerinde çalışılan ve meclise sunulması planlanan yeni Türk Ceza Kanunu Ön Yasa Tasarısı ile de; gelişen teknolojiye ayak uyduracak ve oluşan yeni suç tiplerini de kapsayacak şekilde düzenlemesi düşünülmektedir. Ancak teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte suçlarda hızla ilerleyecek ve yeni suç tipleri ile karşılaşılacaktır. Suçların teknik olarak engellenmesinin mümkün olmayacağı bu noktada; teknolojik suçlarla mücadelede hukukun tartışılmaz üstünlüğü ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden en iyi çözüm hukuki bazda yapılacak değişimlerdir.

     Ayrıca bu suçlardan bazıları takibi şikayete bağlı suçlar olup mağdur olanların bizzat şikayette bulunmaları gerekmektedir. Ancak; Türkiye.de bakıldığında buradaki mağdurların bu konuda nasıl bir müracaatta bulunacaklarını ve hangi kanunlarla korunduklarını bilemediklerinden kendi yöntemleri ile mağduriyetlerini giderme cihetine gitmektedirler.
Bunlar ise; genel itibariyle .sen benim bilgilerimi sildin bende seninkileri silerim. türünden davranışlar olmaktadır.
     Bilişim Suçları kapsamına giren suçların tanımlanması ve sınıflandırılmasının yapılması daha sonra yapılacak çalışmalara hazırlık teşkil edecek ve her bir suç tipi daha rahat anlaşılmış olacaktır. Burada suç tipleri arasındaki farkı oluşturan esas etken .suçun işlenmesindeki amaç. olmalıdır. Bu tür suçlar hangi yöntemle işleniyor olsa da, hangi amaca
hizmet ettiğine bakmak lazımdır. Örneğin; bir bilgisayar sistemine girmek için bir çok yöntem bulunabilir; bir virüs veya trojan kullanarak veya sistemin açık kapıları zorlanarak giriş yapılabilir. Ancak burada amacın .sisteme girme. eylemi olduğuna dikkat etmek lazımdır. Burada kullanılan yöntemler ancak suçun ağırlaştırıcı sebeplerini oluşturabilir. Mesela bir
sisteme girerken başka sistemlere de sızmış olması gibi. Aşağıda tanımlaması yapılan suç tipleri gerek Avrupa Birliği, gerek Avrupa Konseyi ve gerekse diğer Avrupa ülkelerince yapılan tanımlamaların ülkemize uyarlanmış halidir. Benzer tanımlamalarla İngilizce tabirleri ile
karşılaşmak mümkündür. .Unauthorized Acces, Computer Sabotage, Computer Fraud. gibi.

Bu suç tiplerine bakacak olursak;

1.       Bilgisayar Sistemlerine ve Servislerine Yetkisiz Erişim ve Dinleme
Anayasamızda belirtilen Özel Hayatın Gizliliği maddesine aykırı olarak teknolojik dinlemelerin yapıldığına güncel olarak karşılaşmaktayız. Günümüzde daha modern bir yapıya ulaşan iletişim kavramı artık bilgisayarlar üzerinden yapılmakta ve hatta kişilere ait önemli bilgiler bu ortamda iletilebilmektedir. Kişilerin, bankaların, hastanelerin, hatta güvenlik ve istihbarat birimlerini tutmuş olduğu bilgiler bilgisayarlarda saklanmaktadır. Bu bilgilere ulaşmakta yine bilgisayar teknolojileri kullanılarak yapılmaktadır. İşte bu noktada gizlilik gerektiren bilgilere yetkilisi haricinde yapılan erişimler bu suç tipine girmektedir. Erişim
haricinde haberleşme amacıyla kurulu iki bilgisayar sisteminin iletişiminin dinlenmesi de aynı şekilde değerlendirilmektedir. İletişimin dinlenmesi; sadece bilgisayar başındaki iki kişinin birbiri ile görüşmesi olarak düşünülmemelidir. Birbirine bilgi gönderen ve uyum içinde çalışan bilgisayarların network içinde göndermiş oldukları bilgilerin dinlenmesi de dinleme olarak değerlendirilmelidir
2.       Bilgisayar Sabotajı Bilgisayar Sabotajı yetkisiz erişimden ikinci safhası olarak değerlendirilebilir. Çünkü; Yetkisiz erişimde bulunan birisi sadece pasif bir davranışta bulunup özel hayatın gizliliğini
bozmuş olur. Ancak Bilgisayar Sabotajı erişimden sonra elde ettiği bilgilerin silinmesini ve değiştirilmesini içerir. Bu suç tipi iki şekilde karşımıza çıkmaktadır. Birincisi; yine bilgisayar teknolojileri kullanılarak erişilen bilgilerin silinmesi, yok edilmesi ve değiştirilmesidir. İkincisi ise bilgisayar teknolojileri kullanılmadan direk olarak bilgilerin tutulduğu bilgisayarı ve/veya bilgisayarları fiziksel olarak zarara uğratmaktır. Burada önemli olan mala karşı değil de, bilgisayarın içindeki bilgilere karşı yapılmış bir hareket olarak algılamak lazımdır. Çünkü bu bilgiler bilgisayar kendisinden daha değerli olabilir.
3.       Bilgisayar Yoluyla Dolandırıcılık Klasik olarak bildiğimiz ve karşılaştığımız dolandırıcılık suçunun bilgisayar ve iletişim ortamları üzerinden yapılıyor olmasıdır. Bilgisayar Yoluyla Dolandırıcılık en çok kredi kartlarının kullanımıyla yapılmaktadır. Bunun için üretilmiş birçok .Cart Generator. programı bulunmaktadır. Bunlar sayesinde Internet üzerinden alışveriş yapılırken, istenilen kredi kartı şirketi için mantıksal olarak olası kredi kartı bilgileri üretilmekte ve bu olaydan kredi kartı sahibinin haberi bile olmamaktadır. Bununla beraber yine finans bilgilerinin tutulduğu programlarda yapılan değişiklikler ile istenilen kişinin hesabına istenildiği kadar para aktarılması yapılabilmektedir.
4.       Bilgisayar Yoluyla Sahtecilik Yine klasik olarak bilinen sahtecilik suçunun, yüksek teknoloji ürünü cihazlar kullanılarak yapılmasıdır. Bilgisayar Suçlarının tanımı içerisinde bu suçlara bakıldığında diğer sahtecilik suçlarından ayırt edebilmek için Bilgisayar Yoluyla Sahteciliği ayrı olarak ele almak gerekmektedir. Çünkü; bilgisayar kullanımı ile üretilmiş sahte para suçunda, olay yerinde delil
niteliği teşkil edecek bilgilerin bulunması çok zordur ve bu delillerin toplanması ve soruşturulması teknik bir olay olarak karşımıza çıkaktadır.
5.       Kanunla Korunmuş Bir Yazılımın İzinsiz Kullanımı
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda eser olarak kabul edilen bilgisayar yazılımlarının lisans haklarına aykırı olarak kullanılmasıdır. Bilgisayar yazılımları satın alınırken üzerinde gelen lisans sözleşmesine göre bir yazılımın bir adet kopyası ancak satın alan şahıs tarafından yapılacağı ve bu yazılımın başka bir kişi tarafından kopyalanmayacağı ve kiralanmayacağı belirtilmektedir. Bir çok yazılım şirketinin yazılım korsanlığına karşı hukuki işlemlerini yürüten BSA.nın (Business Software Alliance) verdiği rakamlara göre ülkemizde lisanssız yazılım kullanımının %80.lerin üzerinde olduğu belirtilmektedir.
6.       Yasadışı yayınlar karşımıza üç şekilde çıkmaktadır. Bunlardan birincisi; vatanın bölünmez bütünlüğüne aykırı olarak hazırlanmış terör içerikli Internet sayfalarıdır. Özellikle terör örgütleri tarafından hazırlanan bu sayfalarda Türkiye içerisinde yayınlayamadıkları bölücü fikirlerini Internet ortamında çok rahat teşhir edebilmektedirler. Bununla birlikte; halkın ar ve haya duygularını incitecek şekilde genel ahlaka aykırı pornografik görüntüler içeren Internet sayfaları da yayınlana bilmektedir. Yurtdışındaki diğer ülkelerde genel itibariyle çocuk pornografisi üzerine yoğunlaşmış ve ona göre çalışmalar yapılmıştır. Ülkemizde ise;
çocuk veya büyük pornografisi şeklinde bir ayrım yapılmadığından bütün pornografik yayınlar yasaklanmış durumdadır. Internet sayfaları ile işlenebilecek diğer bir suç türü ise; bir kişiye karşı yapılan hakaret ve sövme suçunundur.

Teknolojinin ilerlemesi ile birilikte birçok yeni suç tipinin çıkması muhtemeldir. Dijital Sertifikalar oluşturularak kurumların ve kişilerin doğrulanma yöntemleri gün geçtikçe yaygınlaşmakta ve ileride dijital ortamdaki şahısların taklidi yapılarak işledikleri suçları başkaları yapıyormuş gibi gösterilebilme ihtimali çok yüksektir. Bunla birlikte bu dijital sertifikaların verileceği dijital noterlerinde hangi kurumlar olacağı üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.

Hukuki açıdan bakıldığında adı geçen suç tiplerini iki şekilde kategorize edebiliriz. Aşağıdaki tabloda da gösterildiği şekliyle birincisi; geleneksel suçların bilgisayar yolu ile işlenmesi, diğeri ise yeni teknolojiler ile birlikte ortaya çıkan suç tipleridir.

     Teknolojinin ilerlemesi ile ortaya çıkan suçların hukukumuzdaki karşılığı 1991 yılında TCK.a eklenen 525-a,b,c,d maddeleri ile yapılmıştır. şu an üzerinde çalışılan ve meclise sunulması planlanan yeni Türk Ceza Kanunu Ön Yasa Tasarısı ile de; gelişen teknolojiye ayak uyduracak ve oluşan yeni suç tiplerini de kapsayacak şekilde düzenlemesi düşünülmektedir. Ancak teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte suçlarda hızla ilerleyecek ve yeni suç tipleri ile karşılaşılacaktır. Suçların teknik olarak engellenmesinin mümkün olmayacağı bu noktada; teknolojik suçlarla mücadelede hukukun tartışılmaz üstünlüğü ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden en iyi çözüm hukuki bazda yapılacak değişimlerdir.

     Ayrıca bu suçlardan bazıları takibi şikayete bağlı suçlar olup mağdur olanların bizzat şikayette bulunmaları gerekmektedir. Ancak; Türkiye.de bakıldığında buradaki mağdurların bu konuda nasıl bir müracaatta bulunacaklarını ve hangi kanunlarla korunduklarını bilemediklerinden kendi yöntemleri ile mağduriyetlerini giderme cihetine gitmektedirler.
Bunlar ise; genel itibariyle .sen benim bilgilerimi sildin bende seninkileri silerim. türünden davranışlar olmaktadır.

 Kaynaklar: bilgisayarpolisi.com, bilisim sucları ve simtemleri şube müdürlüğü web sayfası